Yaklaşık 2 yıl önce başlayan 2. İhanet sürecinin sonunda bir çerçeve yasa teklifi son günlerde kamuoyunu meşgul etti. Ahmetlere makam, seloya hürriyet, apo itine şeref bahşedilmeye çalışılan bu rezalet süreç artık meclis salonlarında konuşuluyor. Sürece karşı duranlara siz evlatlarımız tabutla gelsin istiyorsunuz deniyor. Sürece karşı duranlar derken aslında mecliste pek de karşı duran olduğu söylenemez. Akp, Mhp, Dem, Chp, Yeni chp teklifi destekliyor. Gazilerimiz özlük hakkı mücadelesi verirken alçak terör örgütünün hain elemanlarına af çıkarılarak ödüllendiriliyor. Birçok vatandaşımızı yakarak şehit eden ve geçtiğimiz aylarda tahliye edilen alçak terörist: bize bir bakın bizde bir şeyden pişmanlık görüyor musunuz diyor.
Bu rezalet durumun içerisinde sinirlerimize hakim olup düzgün cümle kurmak epey zor. Sürecin daha ilk gününden itibaren çok büyük hatalar, tanımlamalar ve girişimler oldu. Öncelikle devletin 40 yıldır savunduğu görüş olan “öcalan kürtleri temsil etmiyor” tezi, devletin “sorunu” çözmek için bebek katilini muhatap alması ile son buldu.
Doksanlı yıllarda cezaevine giren birçok azılı terörist süreç içerisinde tahliye edildi. Dem/pkk tarafı ise tüm bu şımartılmalarla birlikte sinir uçlarını kaşıyan açıklamalar yaptılar. Bazı bölgelerde belli kalabalıklar ile süreç karşıtı eylemler yapılmış olsa da maalesef büyük çaplı ve etki oluşturacak bir eylem yapılamadı. Elimiz kolumuz bağlı bir şekilde muktedirlerin at oynatmalarını memleketimize uygun gördükleri hayatı yaşamaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Tabii bu kabul hali pes etmek değildir. Başarısız olacağımızı bilsek bile sonuna kadar itiraz edeceğiz ve mücadele edeceğiz.
Şehit ailelerine, gazilere terörle mücadele eden kahraman insanlara karşı mahcubiyet hissetmek de tabiki yine bizim hissemize düştü.
Ancak muktdedirlerin ve teröristlerin bilmesi gereken de şudur ki: Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
